Ana içeriğe git

12 Eylül Darbesinin Nedenleri ve SonuçlarıDevam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Forbes ‘En Zengin 100 Türk’ Araştırmasını Sonuçlandırdı

“Her büyük servetin altında büyük bir suç vardır” Balzac
Forbes Türkiye tarafından bu yıl sekizincisi hazırlanan 'En Zengin 100 Türk' araştırması sonuçlandı. Zamlarla, kazanılmış hakları sıfırlayan yeni yasalarla, sağlıksız çalışma koşullarıyla, borsa spekülasyonlarıyla halktan edinilen kaynakların aktığı adresler, yine tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.
Ekonomi Kötüye Giderken, Onlar Daha da Zenginleşiyor!
Forbes’in araştırmasına göre, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk 3 milyar 400 milyon dolarlık servetiyle ilk sırada yer aldı. Şahenk'i 3.2 milyar dolarla Koç ailesinden Semahat Arsel, 3.1'er milyar dolarla Yıldız Holding Başkanı Murat ülker ve Fiba Holding Başkanı Hüsnü Özyeğin izledi.
Ferit Şahenk'in serveti bir yıl öncesine göre 800 milyon dolar, Semahat Arsel ve Murat Ülker'in serveti 300'er milyon dolar, Hüsnü Özyeğin'in serveti 1 milyar dolar arttı. Ferit Şahenk'in kızkardeşi Filiz Şahenk de listeye 3 milyar dolar servetiyle beşinci sıradan girdi.
Ekonomide geçen yıl yaşanan yavaşlamaya rağmen, en zengin 100 kişinin servet toplamında görülen 23.8 milyar dolarlık servet artışı dikkat çekti. Türkiye'nin 100 zengininin servet toplamı 95 milyar dolardan 117.8 milyar dolara çıktı.
Kriz Milyarderleri!
En zenginler arasında serveti 1 milyar doları aşan kişi sayısı da ekonomik büyüme ile tezat oluşturdu. Bu yılki listede 44 olan dolar milyarderi sayısı bir önceki listede 35, 2011 yılı listesinde 39 kişiydi. Kriz yılı 2009'dan önce Türkiye'nin sadece 13 dolar milyarderi bulunuyordu.
Forbes 100'ün 2013 listesinde milyarderlik unvanını ilk kez kazanan üç isim Abdi İbrahim İlaç Başkanı Nezih Barut, Chobani markasının sahibi Hamdi Ulukaya ve Kazancı Holding kurucularından Cemil Kazancı oldu. 
Borsadaki artış etkili oldu!
Forbes Yazıişleri Müdürü Handan Bayındır, ilk 100 zenginin servet artışında, İstanbul Borsası'ndaki yaklaşık yüzde 50'lik değer kazancının etkisi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin En Zenginleri
(Milyar dolar)      ŞİRKETİ       2013 SERVETİ    2012 SERVETİ
Ferit Şahenk    Doğuş Holding      3.4                      2.6
Semahat Arsel  Koç Holding         3.2                      2.6
Hüsnü Özyeğin Fiba Holding         3.1                      3.0
Murat Ülker     Yıldız Holding         3.1                      2.8
Filiz Şahenk      Doğuş Holding      3.0                      2.4
Rahmi Koç       Koç Holding          2.9                      2.5
Şarık Tara        Enka İnşaat          2.8                      2.3
Ali Ağaoğlu      Ağaoğlu İnşaat      2.7                      2.1
Suna Kıraç       Koç Holding          2.6                      2.2
Erman Ilıcak     Rönesans Holding   2.5                      2.0
Bu Sonuçları Doğru Okuyacak Olursak;
Herne kadar bu sonuçlar hayatın doğal bir parçasıymış gibi aktarılıyor olsa da, araştırma sonuçlarını inceledikten sonra “Neden?” sorusunu sormak durumundayız.
2002-2012 yılları arası kişisel serveti 770 kat artan bir başbakanın olduğu ülke koşullarında; toplam nüfusun %95’ine tekabül eden milyonlarca yoksul ve orta gelirli yurttaşın ürettiği kaynaklar 100 aile şirketine aktarılıyor. Gayri Safi Milli Hasıla’dan alınan pay anlamında yoksullarla zenginler arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır. Bu gidişata karşı oluşan toplumsal tepkiyi sönümlendirmek için baskı yasaları artırılmakta, korku toplumu oluşturulmaktadır. Bu koşullardan her kesim payını almaktadır. Ve bu gerçekler gözden kaçırılmak için sürekli topluma suni gündemler ve suni ayrışmalar pompalanmaktadır. Oysa ki, emek kesimi kaybederken, halkların kimliğe dair taleplerinin kazanması olanaksızdır. Dolayısıyla, Çerkes/Kürt/Alevi kimliği v.b. her türden demokratik mücadele, emek-sermaye arasındaki çelişkiden bağımsız değildir. Emek ve kimlik bilincini, yoksulluğu ve yoksunluğu birleşik ele aldığımızda, hayatın bütününü kavrayabilmemiz; adil, eşit ve demokratik bir yaşama ulaşabilmemiz mümkün olabilecektir.
DÇH-İletişim Birimi

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes