Ana içeriğe git

12 Eylül Darbesinin Nedenleri ve SonuçlarıDevam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

UMUTLARIN ve KAVGAN Hafızalardan Silinmeyecek!..

Sönmez Baykan’ı, politikleşmiş Çerkes bilincinden ve toplumsal mücadeledeki yerinden soyutlayarak değerlendirmek, ona ve halklarımızın mücadele tarihine bir haksızlık olacaktır. 
Sönmez, koşulları kabullenenlerin değil, koşulları halklar lehine değiştirmeye çalışanların mücadele dostudur..
"Direnmek, bir anlamda insan topluluklarının kendini sürekli yeniden yaratması demektir.. İnsanoğlu tarihin akışını değiştirmeye kadirdir. Tarih sorumlu yurttaşların eseridir."(Stephane Hessel)
Ölümleri kutsallaştırmak ve ölenleri efsaneleştirmek üzerinden gelişen pragmatizm ne derece sığ bir yaklaşımsa, toplumumuza verilen emekleri önemsizleştirmekte bir o kadar etik dışıdır. Aslolan, gerçeklerin açığa çıkması ve bu gerçeklerin halkın mücadele yolunu aydınlatmasıdır.
Sönmez'i anlatmak ve anlamak, halklarımızın hafızasını ve bilincini diri tutmakla eşdeğerdir. Aynı zamanda, diğer kardeş halklarımızın Çerkesler'e özgü talepler kadar Sönmez gibi değerlerimizi bilmesi, insanlığın kolektif hafızasını zenginleştirmektir.
Sönmez, "Bin operasyonlu” yıllar olarak bilinen 90’lı yılların o karanlık günlerinde demokrasi mücadelesi içerisinde yer alan, emekten, özgürlükten, eşitlikten yana olan bir Çerkesti. 90’lı yılların başında o dönemin Türkiye’sinde Türkçe-Çerkesce yayın yapan Marje dergisinin imtiyaz sahibiydi. Dünya Çerkes Birliği’nin kuruluşunda emeği geçen ve Türkiye’yi bu oluşumda temsil eden 6 kişiden biriydi. Federasyon öncesinde kurulan Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulmasında büyük emeği geçti. 21 Mayıs anmalarının bir gelenek haline gelmesi için yapılan çalışmalarda aktif yer alarak, “SÜRGÜN ANDI”nı arkadaşlarıyla birlikte yazmışlardı.
O dönemlerde yakınında olanlardan bir arkadaşı tüm yalınlığıyla, sevgi ve özlemle anlatıyor Sönmez’i:
“Bu şehrin sana dair anlatacağı çok şey var Sönmez… Sokak kavgalarından, otel lobilerine kadar. Oturma eylemi inatçılığıyla görüşebildiğimiz Süleyman Demirel’den, eylemle karşıladığımız Şevardnaze’ye kadar… Abhazya’ da bir yaralı varsa, tedavisi onu ilgilendirirdi. Birileri “dönüş” yoluna düşmüşse parasız, onu ilgilendirirdi... “
Ve Marje Dergisi.. “Türkçe-Çerkesce” yayın yapan bir dergi çıkartacağıyla ilgili Valilik koridorlarında çınlayan sesi;
- Bak arkadaş dergiyi basamazsın, toplatırız, sizi de tutuklarız.
- Buyurun arkadaş, dergiyi toplatın bizi de tutuklayın.
- Ne demek o?
- Şu demek… Şu anda dergiyi 3 bin adet basacağız, dergiyi toplatın 30 bin adet basalım.
17 Ağustos 1999’da öldürüldü.. Gözükaraydı. Kafkasya’yı, diasporayı ve mazlumları ilgilendiren her mesele duraksamaksızın onun meselesi olurdu. Ölüm korkusu bilmeden dört nala yaşardı. Kolları uzundu, her girişken Çerkes gibiydi. Farklı içerik ve tonlardaki ilişkilenme biçimlerini aynı anda yürütmek pek kolay olamazdı. Bazen durum karmakarışık bir hale de gelebilirdi. Geldi de.. Öldürüldü!..
Bir Halkı, Mücadelenin Değerlerine ve Öznelerine Sahip Çıkmak Onurlandırır!..
Bugün salt “zekhes-kaşen-şeşhen” üçgenine hapsedilen, magazinel kültürün etkisiyle a-politik gündemlere, yeme-içme-eğlence gibi konulara, sonuçsuz polemiklere rağbet eden bir algıyla, Sönmez Baykan gibi değerlerimizin doğru okunabileceğini sanmıyoruz.. Sönmez, egemenlerin bahşettiği lütuflarla, kırıntılarla yetinmenin değil, tırnaklarıyla kazıyarak yürümenin adıdır. Sönmez, koşulları kabullenenlerin değil, koşulları halklar lehine değiştirmeye çalışanların mücadele dostudur. Sönmez, bu ülkede emek ve kimlik mücadelesi veren her halktan insanımızın ödediği ağır bedellerin belki de en hüzünlü , belki de en mağrur yanlarından biridir..
Bir halk kendisi için mücadele edenleri sahiplendikçe, onları unutturmadıkça daha bir onurlanır. Halkı için öne atılan her halkın öncüleri gibi, Çerkes kökenli öncülere de daha özenli ve daha ölçülü yaklaşmak, hak ettikleri bir saygıdır. Sönmez Baykan’ı sahiplenmek, halklarımızın mücadele tarihinden filizlenen kolektif iradesinin bir parçası olmakla eşdeğerdir.
Sönmez Baykan yaşarken günümüzün sessizliğine şu dizeleriyle yanıt vermişti.
Aradan bunca yıl geçmesine rağmen
Sayıyorsak hala yerimizde
Aşamamışsak dağları
Atamamışsak yüreğimizdeki şüpheleri
Korkudur bizimkisi
Can korkusudur…(Sönmez Baykan)

Yoksullar ve kimliğinden yoksunlar için mücadele veren Sönmez BAYKAN’ın taşıdığı bayrağı, onurlu insanlarımızın omuz omuza vererek daha yukarı çıkartacağının inancıyla, Sönmez ve Tsey Mahmut gibi tüm mücadele insanlarımızı saygıyla ve özlemle anıyoruz.
Sönmez’e Sözümüz Var! Direneceğiz! Biz Kazanacağız!..
Yoksullar ve Yoksunlar Birleşiyor! Omuz Omuza Yürüyor!..

Yoksullar ve Yoksunlar İçin
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ
14 Ağustos 2012

 

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes