Ana içeriğe git

12 Eylül Darbesinin Nedenleri ve SonuçlarıDevam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Anadil Eğitimi, Anasütü Kadar Haktır ve Önceliklidir!..

Anadil, Hayattır!..
Herhangi bir durum veya olgu, “bilinç” ve “samimiyet” gibi temel değerlerle ne kadar örtüşüyorsa o kadar anlamlıdır. Anadil ile ilgili sivil adımlar, kimlik bilincinin ve samimiyetin bir yansımasıdır.
Bir çalışma küresel odakların yarattığı etnik milliyetçi rüzgara yedeklenmemişse, egemen senaryoların dolgu malzemesi olmamışsa ve önemlisi halklarımızın politikleşmesini ve örgütlenmesini hedefliyorsa, koşulsuz olarak sahiplenilmeli ve her alanda desteklenmelidir. 
Anadille ilgili çalışmalara da bu çerçevede bakmaktayız..
Anadil konusunda çalışmalar, politikleşme sürecinin ve örgütlü mücadelenin bir parçası olduğu oranda kalıcı ve istikrarlı olabilecektir. Bu soruna kolektif çözümler bulabilmemiz, halklarımızın tali meseleleri ile öncelikli meselelerinin ayırdına varabilme bilinciyle doğru orantılıdır. Anadilimizi her geçen gün yitiriyor olmamız, öncelikli sorunlarımız arasında en yakıcı olanlardan biridir. Diasporada anadilimizi konuşabilenler her geçen gün azalmaktadır. Okuyup-yazabilenler ise yok denecek kadar azdır. Rekabet esasına dayalı kapitalizm, serbest piyasada değer ifade etmeyen her şey gibi, fiziki gücü “zayıf” halkları da kolay vazgeçilir olanlar listesinde görmektedir. Oysa ki, anadilimiz varlık koşulumuzdur, öncelikli sorumluluklarımızdandır. Özellikle de, anlayanlar ve konuşabilenler eğer ki anadillerinde okuma-yazma öğrenmiyorlarsa, kendilerinin ve toplumumuzun geleceği açısından ağır bir vebal altındadırlar. Hangi yaşta olunursa olunsun, anadilimizi konuşanlar ve anlayanlar birazcık çaba ve özveriyle rahatlıkla okuma-yazma sorununu aşabileceklerdir. Kendi dilimizde roman, öykü ve şiir gibi edebiyat zenginliğimizle buluşma ve gündelik yaşamına yansıtma şansını yakalayabileceklerdir. Bu duyarlılık sadece kişiyi geliştirmekle kalmayacak, aynı zamanda halkımızın kolektif duruşunu besleyen ciddi bir faktör olarak açığa çıkacaktır.
   Anadil sorunu, tıpkı emek/kadın/çevre mücadelesi gibi bütünlüklü mücadelenin bir parçasıdır, toplumsal muhalefetin bir unsurudur ve merkezi bir konudur. Ne zamanki anadil sorununa çözüm perspektifi, yoksullaştırılmış ve kimliğinden yoksunlaştırılmış milyonlarca insanımızın emek ve kimlik eksenli politikleşmiş mücadelesinin bir uzantısı olacak, işte o zaman sahiplenmenin ve kalıcılaşabilmenin yolu açılabilecektir.
Anadil sorunu kitleselleşmiş, yakıcı bir aşamaya gelmiş ve halklaşmıştır. Çözümü de halklaşmalıdır.
Çözümü kitleselleştiren nüveleri yaratan başta derneklerimiz olmak üzere pek çok çevre, tüm olumsuz koşullara rağmen anadil eğitimi konusunda yıllardır emek vermektedir. Ancak, katılımın azlığından ya da bir süre sonra azalmasından dolayı beklenen sonuçlar elde edilememiştir. Buna rağmen, ilgili çevreler kararlılıkla çaba sarfetmektedir. Bu çabaları boşa çıkarmamak için, her alanda sahiplenme ve sürekliliği sağlama konusunda duyarlılığı artırmak hepimizin öncelikli görevlerindendir.
Bu göreve öncülük eden, İstanbul Kafkas Kültür Derneği(İKKD-Bağlarbaşı), Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneği, İstanbul Çerkes Derneği ve diğer pek çok kurum gibi Ankara Çerkes Derneği de, bu konuda ciddi adımlar atan, hazırlıklar yapan en güzel örneklerimizden biridir. Derneklerimizde başlayacak kurslar; anadilini bilmeyenler ile birlikte, anlayıp-konuşanların okuma-yazma öğrenmesini de kapsamaktadır.
   Bir taraftan, kendi koşullarımızla anadil öğrenimi yaparken, toplumumuzun duyarlılığını artırmaya çalışırken, diğer taraftan devletin bu konuda üzerine düşenleri yapması için taleplerimizi daha gür bir sesle açığa çıkarmalıyız. İktidarın dolgu malzemesi olarak kullandığı, gerçek amaçlarını perdelemek için “yasak savmacı” veya “vaziyeti kurtarma” amaçlı servis ettiği “seçmeli ders” aldatmacasına taleplerimizi ve özlemlerimizi endekslememeliyiz. Bizim onurlu yaşam özlemimiz bize dayatılan sınırlara bol gelir. Halklarımızı hafife alan, yok sayan, görmezden gelen zihniyeti halklarımızın iç dinamikleriyle er ya da geç aşacağız.
   Anadilimiz ana sütü kadar haktır ve hayati önceliktedir. Bir adım geri adım atmayacağız, atamayız.
Emek ve Anadil Bilincimizden Asla Vazgeçmeyeceğiz!..
Örgütlü Bir Halkı, Hiçbir Kuvvet Yenemez!..
 
Yoksullar ve Yoksunlar İçin
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ
12 Ekim 2012

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes