Ana içeriğe git

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

ERDOĞAN ve DEMİRTAŞ’IN AÇIKLAMALARI

Erdoğan ve Demirtaş’ın gelişmelere ilişkin açıklamalarını derlediğimiz aşağıdaki haber-yazımıza geçmeden öncelikle belirtmeliyiz ki; son günlerde görevlendirilmiş-gözü dönmüş birkaç binden ibaret ırkçı-lümpen kıtaların iç savaş provası olduğu belirgin provakatif faaliyetlerine katılmayan, tepkilerini sağduyu içerisinde gösteren tüm yurttaşları ve özelde Çerkes halkını saygıyla selamlıyoruz. 
Bu yaşananların bir parçası olmayan, kendi içerisinde bir yarılmaya dönüştürmeyen Çerkes halkının duyarlı bireylerini ve tecrübeli kurumlarını yürekten kutluyoruz.
HABER-YAZI:
ERDOĞAN ve DEMİRTAŞ’IN GELİŞMELERE DAİR AÇIKLAMALARI
Yoksul ailelerden askerlerin ve silahsız sivillerin öldürüldüğü, Kürt olduğu veya öyle sanıldığı için insanların linç edildiği, yönlendirilen bazı gruplarca planlı saldırıların yapıldığı, gazetelerin basıldığı, zenginler ve onların uzantısı politikacılar için oluşturulan ‘kaos planı’ çerçevesinde emekçilerin birbirini boğazladığı, toplumsal barışı derinden sarsan son dönemdeki gelişmelere ilişkin Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarını bir araya getirerek bir haber yazı hazırladık.. İşte o haber-yazı:
ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI:
Sarayında her hafta muhtarlarla yaptığı toplantıları genellikle AKP muhaliflerine yönelik basın açıklamalarına dönüştüren Erdoğan, bu kez de YÖK üyelerine ve rektörlere hitap etti. İşte o konuşmasından satır başları:
"BU ÜLKEDE ŞEHİTLER TEPESİ HİÇ BOŞ KALMADI, ANLAŞILIYOR Kİ ..."
Dağlıca'da düzenlenen saldırılar hakkında konuşan Erdoğan, "Ay yıldızlı al bayrağımızı göklerde dalgalandırmanın İstiklal Marşımızı göğsümüzü kabartarak okuyabilmenin, özgürlüğümüzü ve demokrasimizi muhafaza etmenin bedelini ödemeye devam ediyoruz. Şairin dediği gibi bu ülkede şehitler tepesi hiç boş kalmadı. Öyle anlaşılıyor ki boş da kalmayacak.” dedi. Erdoğan, “Milletimizin 1071'de Alparslan'ın ordusunda 1299'da Osman Gazi'nin arkasında, 1453'te Fatih'in emrinde, 1920'de Gazi Mustafa Kemal'in önderliğinde verdiği mücadele aynı ruhla ve bu kararlılıkla bugün de devam ediyor" ifadelerini kullandı.
"ÜLKEMİZİN BİRLİĞİNE GÖZ DİKENLER HÜSRAN YAŞAYACAKTIR"
Erdoğan, "Milletimizi bin yıldır vatanımız olarak sahip çıktığımız adeta dört elle sarıldığımız Anadolu coğrafyasından söküp atmak isteyenler bugüne kadar hep hezimete uğradılar. İnşallah bundan sonra da ülkemizin birliğine, beraberliğine ve dirliğine göz dikenler yine aynı hüsranı yaşayacaktır." şeklinde konuştu.
Erdoğan, "Unutmamalıyız ki TBMM hepimizin Meclis'idir. Hükümet, hepimizin hükümetidir. TSK, hepimizin ordusudur. Adalet teşkilatımızın hakimleri, savcıları hepimiz için vardır. Emniyet teşkilatımızın mensupları hepimizin polisidir.. Milletimiz dimdik ayaktayken, güvenlik güçlerimiz fedakarlıkla mücadele yürütürken moral bozmaya, kafaları bulandırmaya, gönülleri karartmaya yönelik her söz; her tavır sadece terörün amacına hizmet eder" açıklamasında bulundu.
"TAYYİP ERDOĞAN, FANİDİR"
Tüm dünyada kendisine yönelik bir düşmanlık olduğunu savunan Erdoğan, "Bugün Türkiye, siyasi belirsizlik ortamından geçiyorsa bunun sorumlusu iktidar partisi veya bir kişi midir? Sırtını terör örgütüne dayamakta beis görmeyen, siyaset yerine şiddeti tercih eden siyasi partinin yaşananlarda hiç mi sorumluluğu yoktur? Koalisyon hükümeti kurulması için makul şartlarda uzlaşmaya çalışmak yerine hesaplaşmacı ve dayatmacı bir tavra giren muhalefet partilerinin içinde bulunduğumuz acı durumda hiç mi sorumluluğu yoktur? Soruyorum? Halbuki Tayyip Erdoğan, fanidir." diye konuştu.
"1 KASIM'DA MİLLETİMİZ BU OLANLARIN HESABINI BİRİLERİNE SORACAKTIR"
"Yaptığım her şeyin hesabını bu dünyada milletime vermeye hazırım" diyen Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Bulgar Ordusunun Edirne'yi işgali sırasında tamamen iç siyasi çekişmelerden kaynaklanan sebeplerle 'Enver gireceğine, Bulgar girsin' diyenlerin ihanetini de çok iyi biliyoruz. Bugün de Erdoğan kaybetsin de Türkiye ne olursa olsun gibi bir akıl tutulmasına kapılanların olduğunu görüyoruz. İşte önümüzde 1 Kasım var. 1 Kasım'da da milletimiz inanıyorum ki orada bütün bu olanların hesabını birilerine soracaktır.” dedi.
"DEVLET ÇARKI DÖNMEYE BAŞLADIĞINDA ….."
Erdoğan, "Kendi milletine onun değerlerine tercihlerine ve gelecek hedeflerine düşmanlık eden partilerle, medyayla, aydınlarla kat edebileceğimiz bir yol yoktur. Devlet çarkı biraz ağır işler. Ama bu çark bir dönmeye başladığında da önünde hiçbir gücün, çetenin, örgütün, algı operasyonunun durabilmesi mümkün değildir. Bunun da altını çiziyorum"
Erdoğan, "Şu ana kadar örgüte yurt içinde ve yurtdışında çok ciddi zararlar verildi. Son gelişmeler zaten biraz da onun paniğidir. Güvenlik güçlerimizin ve adalet teşkilatımızın çalışmalarıyla bu yapıda çökertilecektir… Bizim mücadelemiz sadece ve sadece terörizme ve teröriste karşıdır. Ekmeğinin peşinde olan, teröristle hiçbir ilişkisi olmayan herhangi bir vatandaşımızın zarar görmesi bizi en az şehitlerimiz kadar üzüntüye boğar." diye konuştu.
"TERÖR ÖRGÜTÜ SİLAHLARI YA DEVLETE TESLİM EDECEK YA DA …"
Çözüm sürecinde açılan ellerin karşılığını bulmadığını öne süren Erdoğan, "Elinde molotofu, silahı, yüzünde maskesi olan herkes hukukun mukabelesini hak ediyor demektir. Elinde molotof varsa bu bir silahtır. Dolayısıyla güvenlik güçlerimize silah kullanma yetkisini verir. Bu yasanın gereğidir. Bu saatten sonra devletin ve milletimizin razı olabileceği tek çözüm, terör örgütünün tüm faaliyetlerine son verip silahlarını bırakmasıdır. Terör örgütü silahları ya devlete teslim edecek, ya da üzerine beton dökülüp bir daha kullanılamaz hale getirilecektir. Bunun dışında konuşulacak, görüşülecek, tartışılacak hiçbir şey yoktur." ifadelerini kullandı.
"ÇATIŞMALARI ŞAHSIMIN BAŞLATTIĞI İDDİASI …"
Erdoğan, "Eylemler sebebiyle bölgede ticareti, turizmi, hayvancılığı, tarımı durma noktasına getiren insanların ekmeğine kan doğrayan örgütün ta kendisidir. Israrla çatışmaların, devletin hükümetin hatta akıl almaz şekilde şahsımın başlattığı iddiası dezenformasyondan, kara propagandadan başka bir şey değildir." şeklinde konuştu. Erdoğan, "Şahsım başta olmak üzere hükümet de devlet de yıllardır baskının değil, yaşatmanın mücadelesini verdik. Bunun için yaptıklarımız ortada." dedi.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın açıklamalarını da eleştiren Erdoğan, "Güçlü bir duruş sergilemeyen her parti, her medya kuruluşu, her STK da bu sorumluluğa ortaktır. Bizim bölgede yaşayan kardeşlerimizle en küçük bir sorunumuz yok" dedi.
"HEMEN TWEETLER BAŞLIYOR"
Katıldığı bir televizyon kanalının canlı yayınında yaptığı açıklamalar hakkında değerlendirmede bulunan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bir tv programında bana birlikte mülakatı yaptığımız arkadaşımız, 400 vekille ilgili soru soruyor. Ben kendilerine 7 Haziran seçimleri öncesinde Kırşehir’de yaptığımız törende '400 milletvekili alacak bir partiyle yeni Türkiye kurulabilir' diyorum ve hemen tweetler başlıyor. Basında amiral gemisi olduğunu söyleyenler bu konuda başlıyor. Yani 400 vekil alsaydınız Dağlıca olmayacak mıydı, diyor. Bu kadar hedef saptırma olabilir mi? Sen nasıl medyasın?"
"MÜCADELENİN HUKUK DIŞI YOLLARLA YÜRÜTÜLMESİNE ...."
Erdoğan, "Bizim demokratik sınırlar içerisinde mücadele veren her partiyle, her yapıyla hiçbir sorunumuz yoktur. Görüşlerine katılmadıklarımızla, her türlü siyasi mücadeleyi verdik. Bundan sonra da veririz. 40 yıllık siyasi geçmişimiz bunun sayısız örneğiyle doludur. Biz de muhalefet yaşadık, ama ortalığı şiddete hiçbir zaman mahkum etmedik. Durumumuza razı olduk. Bu mücadelenin hukuk dışı yollarla yürütülmesine asla müsamaha gösteremeyiz. Şu anda yaşanan olaylar; devletin, hükümetin ve şahsımın tercihi değil; tam tersine hiç arzu etmediğimiz halde karşı karşıya kaldığımız bir durumdur." diye konuştu.
DEMİRTAŞ’IN AÇIKLAMALARI:
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP milletvekilleriyle birlikte Diyarbakır HDP İl Binası'nda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamasından satır başları:
"NORMAL BİR SÜREÇTEN GEÇMİYORUZ"
Dün akşam ve önceki akşam Türkiye genelince devlet eliyle ve bir hükümet desteğiyle yaşanan linçlere dair görüşlerimizi paylaşmak isteriz. Normal bir süreçten geçmiyoruz. Böylesine kaotik bir dönemde ülkemizde de bir kez daha çatışmalı döneme girilmiş olması ve savaş kararıyla birlikte ülkemizin kan gölüne dönmesi çok büyük talihsizliktir.
"ÜNİFORMASINA BAKMADAN BÜTÜN ACILARA SAHİP ÇIKIYORUZ"
Polis, gerilla, asker, çocuk her gün birini kaybediyoruz. Kaybedilen canların üniformasına bakmadan bütün acılara sahip çıkıyoruz. Acıları ortaklaştırmaya çalışıyoruz. Henüz maalesef sonuç alabilmiş değiliz. Her gün geçen bedenler tabutlarda gönderiliyor.
"KARAR CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN TARAFINDAN VERİLDİ"
Bu savaşın başlamasında, büyümesinde, karar alma sürecinde biz yokuz. Ne karar vericisi olduk ne destekleyicisi olduk. HDP’nin zerre kadar çok şükür kararı yoktur. Karar cumhurbaşkanı ve başbakan tarafından veriliyor.
"KENDİ ÇOCUKLARIMIZA SARILMAKTAN UTANIYORUZ"
Hiçbir koltuk kalıcı değildir, kalıcı olan insanlıktır. Allah şahittir ki biz kendi çocuklarımıza sarılamıyoruz, öpemiyoruz çünkü o kadar çocuk babasız kaldı ki, kendi çocuklarımıza sarılmaktan utanıyoruz.
"7 HAZİRAN'DAN ÖNCE TERÖR YOKTU AMA SALDIRIYA UĞRUYORDUK"
Bizler 7 Haziran seçimlerine gelene kadar, henüz ateşkes devam ediyorken 176 yerde partimize saldırı oldu. 2 gündür partimizi yakıp yıkanlar, terör bahanesiyle bunları yapıyoruz diyenler, sizin alçaklıklarınızı biz seçimden önce de sizleri biliyoruz… Öldürülen bizdik, mitingleri basılan bizdik… 2 gündür olan şeyler teröre tepki falan değildir… Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin dağlarda çıkardıkları cenazelerin oy kazandırmadığını gördüler. Sokaklarda faşizm estirerek nerede Kürt varsa, Kürde benzeyen ne varsa ve ülkede toplumun muhalif kesimlerine diz çökertme operasyonu yapılıyor.
“BUNLAR İSİM İSİM BELİRLENMİŞ VE MAAŞLI İNSANLARDIR”
Protesto amacıyla sokağa çıkanlara biz saygı duyarız, herkesi protesto etme hakları vardır. Bu çerçevede herhangi bir lafımız yoktur. Eleştirileri dinleriz, anlamaya çalışırız. Bizim sözlerimiz AKP ve MİT istihbaratı ile yapılmış görevlendirilmiş çeteleredir. Bunlar isim isim belirlenmiş ve maaşlı insanlardır. Tek elden yönetilen saldırı kampanyası devlet eliyle yürütülmüştür. Bize 400 vekil vermezseniz sizin burnunuzdan getiririz demek istiyorlar. Bunu da açık açık söylüyorlar. Bunu da devletin imkanlarıyla yapabilirler.
“KENDİNİZİ HARCATMAYIN. BUNLAR GİDİCİLER SİZ ORTADA KALACAKSINIZ”
Yakıp yıkanlar, insanları dövenler, mevsimlik işçilerin çadırlarını yakanlar linç edenler hepinizin görüntüleri var. İşlediğiniz suçlar 20 yıla tabiidir. Bugün olmaz yarın ama illa hesabını vereceksiniz. Arkasında hükümet desteğini hissedip bu linçleri yapanlar yazık size, kendinizi harcatmayın, harcayacaklar sizi, hükümet yok arkanızda, iktidardan düştüler…
Cana gelmesin mala gelsin, HDP binaları kurban olsun…. Bunları yapanlar cebinde bir çay parası bile olmayan insanlar, onlara da üzülüyoruz acıyoruz. Bunlar gidiciler siz ortada kalacaksınız, arkanızda hükümet yok, yargı önünde hesap vereceksiniz… Biz kendimizi feda ederiz diyorsanız yapacak bir şey yok.
“LÜTFEN CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANDAN BUNUN DELİLİNİ İSTEYİN”
Erdoğan-Davutoğlu ikilisi partimizi açıkça hedef gösteriyorlar. Ben bu ülkede inanıyorum ki gururlu, onurlu savcılar hala vardır onlara çağrı yapıyorum. Dökülen kandan bizi sorumlu tutuyorlar. Lütfen Cumhurbaşkanı ve başbakandan bunun delilini isteyin… Bu ülkenin alçak medyası Dağlıca’da ki emri de benim verdiğimi yazdı, nasıl olmuş, emri kim vermiş çıksın istiyoruz ortaya.
“ŞEHİT HABERLERİ GELDİĞİNDE KONYA’DA GOL COŞKUSU YAŞIYORDU”
Şu anda şehit cenazelerinde ağlamaklı konuşan bu ülkenin düşmüş başbakanı Dağlıca’da şehit haberleri geldiği dakikalarda Konya’da gol coşkusu yaşıyordu ve bir şehit çocuğuyla birlikte büyük bir maç coşkusu yaşıyordu ve o saatte maalesef haberi vardı… Bu ülkenin düşük başbakanı maç coşkusuyla seçim pozları veriyor.
“BU İŞTE BİR TERSLİK OLMALI”
Bu ülkeyi çalan, çırpan yağmalayan siz, saray uğruna bu çocukları savaşa gönderen siz ama ne hikmetse binaları yakılan, hep saldırıya uğrayan biz… Bu işte bir terslik olmalı. Bugün kardeşlik var mı yok mu onu gösterme zamanıdır. Etle tırnak edebiyatı yapmak kolaydır Komşusunuz evi, işyeri yakılırken Türkiye’nin batısı  bu işe ne diyor?..
“60 ODALI YERİMİZDE TEK ODA ATEŞE VERİLDİ O DA ARŞİV ODAMIZ”
Türk-Kürt bugün el ele versin. Kardeşlik düğünde değil, taziyede belli olur. Hakkımızdan bunu görmek istiyoruz… Polis eşliğinde arşivimiz yağmalandı ve yakıldı. Neredeyse 60 odalı yerimizde tek oda ateşe verildi o da arşiv odamız.
En son kendim Ankara Valisi’ni aramak zorunda kaldım ama anladım ki kendisi de işin içinde… Bir genel başkana terbiyesizce, saygısızca bir konuşma yaptıktan sonra telefonu kapatmıştır.  Buradan o devlet memuruna sesleniyorum, arkanda duran bir iktidar yok. AKP’ye güvenerek yanlış yapmayın sakın. Size yazık olur yıllarca hapis yatarsınız, sizi korumazlar. Paralarını alır yurtdışına giderler.
“KENDİNİZİ SAVUNMANIZ KANUNA GÖRE DE HAKTIR”
Tahrikler sürecek, öyle gözüküyor sakın prim vermeyin. Biri sizin evinizi yakmaya geliyorsa ona karşı kendinizi savunmanız kanuna göre de haktır. Size evinizi, işyerinizi, partinizi yakmaya yıkmaya çalışanlara karşılık vermeniz hakkınızdır.
“ALLAH’TAN BAŞKASINDAN KORKMADIK, KORKMAYIZ”
Bugünler gelip geçicidir, korkmak asla kitabımızda yoktur, Allah’tan başkasından korkmadık korkmayız. İnanın hepimiz ölüm tehditleriyle çalışıyoruz, bunlara kulak assak çalışamazdık, bu ülkenin evlatlarından daha kıymetli değil diyoruz.. Bunlar geçecek ama emin olun geçecek. Hep birlikte başaracağımıza inanıyoruz.
“CENAZE DEFNETMEK YASAK, EKMEK YOK, SU YOK ELEKTRİK YOK”
Cizre’de 6 gündür kesintisiz sokağa çıkma yasağı var. Sıkı yönetimde en vicdansız hükümet bile 1-2 saat zaman tanır. Cizre halkı direndiği için bunu yaşıyor. Kayıtları var, anons yapılıyor. ‘Madem HDP’ye oy verdiniz hadi bakalım çıkın da görelim, çıkanı vururuz’ diyorlar. Evde ölenler var, keskin nişancılar tarafından vurulan kadın var. Cenaze defnetmek yasak, ekmek yok su yok elektrik yok. Halk evde ne varsa onu yiyor, bebekler susuzluktan çatlayacak pozisyonuna gelindi. Ben şimdi İsrail ve Filistin’i burada anlatsam hele o sulu göz olanlar hüngür hüngür ağlayacak. İsrail Filistin’e neler yapıyor diyecekti.
“6 GÜNDÜR ABLUKADA CİZRE, KERBELA’YA ÇEVİRDİLER”
İktidarın vekili kıyım çağrıları yapıyor, isim isim hedef gösteriliyor, saldırın diyorlar. Gazeteciler biz böyle bir şey görmedik diyorlar. Yıl 2015. Bu rezilliğe göz yumamayız, bugün Cizre’ye hareket ediyoruz. Tek talebimiz var. Sokağa çıkma yasağı kaldırılsın. Durumun şiddetsiz bir duruma dönüşmesi için elimizden geleni yapacağız. Askerin de polisin de vatandaşın da canını korumak için gidiyoruz… Bu Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin İsrail’i geçen vahşetine boyun eğmeyeceğiz, inşallah hayırlı bir neticeyle geri dönmüş oluruz. Bugünler geçecek ve onurlu duruşunuz bize kazandıracak, bunlar kendi kin ve öfkelerinde boğulacaklar. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes