Ana içeriğe git

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 3 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Haber-Analiz: Önlü Cinayeti 3. Duruşma Notları

Duruşma öncesi Adliye önünde toplanan 50-60 kişi, duruşmaya toplu olarak katıldı.
Gördüklerimize şaşırmadık.. Duruşmada sanki bir tiyatro sahnesini izler gibiyiz. Bugüne kadar mahkeme heyeti 3 kez değişti. Düşünebiliyor musunuz, 3 duruşma ve 3 heyet değişimi! Mahkeme başkanı hakim, bazı sanıklara ilişkin en temel bilgileri savcıya hatırlatma gereği duyuyor, doğal olarak dosyadan bihaberler. Bu derece önemli bir davanın savcısı duruşma boyunca 2-3 kez kendisine gelen telefonla görüşebiliyor. Elbette yine “Kime göre önemli” sorusu yüzümüze vuruyor tüm çıplaklığıyla. Onlara da kızamıyoruz, kevgire çevrilmiş bir hukuk sisteminin onlar da mağduru, seyircilerle birlikte bazen acı acı gülümsüyoruz garipliklere.
Dahası, firari sanıklardan Ömer Peltek’in tatil fotoğrafları duruşmaya damgasını vurdu.  Davanın bir önceki duruşmasında da mahkeme heyeti, azmettiriciyle tetikçiyi tanıştıran kişinin yakalandığından bihaber durumdaydı. Mahkemeye bildirilmemiş. Bu durum bile tek başına, bir Afrika ülkesinde dahi ‘hukuk skandalı’ olarak görülür. Biz de ise artık her şey olağan! Her şey...
Sanıklara gelince.. Açıklamalarının içeriğinden üsluplarına, vücut dillerinden küstahlık düzeyindeki çıkışlarına kadar birbirleriyle aynı tutumdalar. Birazcık olsun NLP (Beden dili) eğitimi almış biri bile sanıkların ortak yanlarını kolayca keşfedecektir. Kendilerine çok hem de çok güvendikleri apaçık ortada. Hatta cinayetin tetikçisi, kendisi hakkında medyada ve internet sitelerinde manipülasyon yapılmasına neden olarak gördüğü avukata çıkışabiliyor. Bu derece şirazesinden çıkmış bir durumla, bu derece ar damarı çatlamış sanıklar eşliğinde yürüyen bir sahne oyunuyla karşı karşıyayız.
Dikkat çeken başka bir husus.. Tanıdığımız pek çok Çeçen ve diğer Kuzey Kafkas halklarından pek çok kişi bu ülkede sabah akşam demokratlara küfretti, hala da ediyorlar, devletle ve diliyle özdeşleşmiş haldeler. Hak arayanların değil, hakları gasp edenlerin safında yer aldılar övünç duyarak. Ancak, biat ettikleri güçler cinayetin bir şekilde parçasıyken ve kendileriyle aynı safta olanlar üç maymunu oynarken, Medet Önlü için koşturan, nice tehditler aldığı halde yılmadan mesleğini layıkıyla yerine getiren ve benzerlerine göre cüzi bir tutar karşılığı bunları yapan avukat, bir demokrat arkadaş. Belki de davanın ilginç yanlarından biri de bu..
Gelelim kendi gerçeğimize.. Kendini halkına adayan bir insan, Çeçen halkını küresel projelerin aparatı yapma girişimlerine karşı sonuna kadar direnmiş bir onurlu insan katledilmiş, muhafazakâr-dindar kimliğine rağmen aynı çizgide olanlara halkını hibe etmemiş bir değerli insan diğerlerine gözdağı vermek adına yok edilmiş. Orada 50 kişi değil 5 bin kişi olmalıydık. Olamadık. Olsun, elbet olacağız.
Durum bu!.. Üye sayısı sadece 100 civarında olan “sendika” görünümlü bir yapının Çerkeslere yönelik ırkçı saldırılarına Çerkesler içinden aynı argümanlarla veya ‘ezik azınlık’ psikolojisiyle ortak olunduğu, iktidar yandaşı olarak bilinen bir Çerkesin ülkücüleri öven, tarihi gerçekleri çarpıtan ve hatta 1990 sonrası kurulan sol yapıların afişlerini 1980 öncesini anlatan bir filimde kullanacak kadar aklı ve sinemacılık çıtasını düşüren bir ‘film çevirdiği’ koşullarda, bu iki örnek bile; Medet Önlü ile helalleşemeyen bir halk gerçekliğini özetlemeye yetmektedir. Katiline aşkını daha da artırmakla, bunu yaymakla ve hizmette sınır tanımadıklarını ispatlamakla o kadar meşguller ki, Medet için zamanları yok!
Bir ilginç bilgi notu daha ekleyelim.. Devletin/iktidarın resmi dış politikasının izdüşümü pozisyonları adına yıllarca sabah akşam Kaffed’e demediğini bırakmayanlar, sırf iktidarı karşılarına almamak için ortalarda görünmezken, Kaffed başkanının, yönetiminin ve Kaffed çevresinde yer alanların her duruşmada olmalarını gözlemlemek, tarihe ciddi bir not düşmeyi gerekli kılıyor. Ve “Büyük lokma ye, büyük laf etme!” atasözünün haklılığı ile bir kez daha yüzleşmeyi sağlıyor.
Ülkenin kanlı tarihi.. Bu suikastın nedenlerinden sonuçlarına, yönteminden faillerine kadar tüm işleyiş süreci, bu coğrafyanın faili “meçhul” serüvenini bilenlere pek yabancı gelmeyecektir. Azmettiriciler, tetikçiler, yol verenler, soruşturma ve hukuk sürecinde yaşananlar, diğer binlerce benzeriyle neredeyse tıpa tıp aynı dersek abartmış olmayız.
Belki de bu gerçekleri yazdığımızdan, bu kokuşmuş gidişatla özdeşleşenleri kızdırmaktan dolayı bizleri de her köşe başında kurdukları idam sehpalarına layık görecekler.
Yine de ‘olsun’ diyoruz. Bunları da aşacağız diyoruz. Ve yine;
‘Dölxur Dats, Duhur Dats, Dits a Diyra Dats!-Ağlamayacağız, Yılmayacağız, Unutmayacağız!’ diyoruz, diyenleri saygıyla selamlıyoruz, bu haber-analiz çalışmasını ÖNLÜ Ailesi’ne ve ateşle imtihan edilen benzer durumdaki tüm ailelere ithaf ediyoruz.
DÇH-İletişim Birimi (02.10.2015)
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes