Ana içeriğe git

12 Eylül Darbesinin Nedenleri ve SonuçlarıDevam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Kimliğinden Yoksun ve Yoksul Bırakılan Halklar Bu Oyuna Gelmeyecek!-Nedim Erden

Emek, özgürlük, barış, demokrasi, kimlik, kültür ve ana dil mücadelesinde baskı altında tutulan halklar, emperyalizmin ve işbirlikçi yönetimlerin ikili baskı ve sömürüsü altında yaşadıkları sürece mücadele ve kavga sürecektir. 
Burada; emek, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi verenlerin yeri ezilen halkların yanıdır. Bu anlayış mutlak bir zorunlulukla ezilen halkların emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı mücadelelerinde sınıfsal bir amaç güder, gütmek zorundadır. Hiçbir mücadele türü sistemden, sistemin ilişkiler bütününden soyutlanarak değerlendirilemez. Aksi durumda, verilen her mücadele her durumu istismar eden ve kendi mecrasına tahvil eden sistemin labirentlerinde soluğu alır ve halklar açısından yeni bir hayal kırıklığı oluşmuş olur. Dersler çıkarmak için tarihte ve günümüzde bunun sayısız örneği bulunmaktadır. Neoliberal rüzgarı arkalayan ve sistemin temel çelişkilerinden yalıtılmış bir “kimlik siyaseti”,  siyasal ve tarihsel kavrayış eksikliğinin en çarpıcı örnekleri arasındadır.
Kapitalizm; yoksulların emek yoğunluklu sömürüsü üzerinde yükselir, varlığı ve devamlılığı yoksulun emeğinin tutsaklığına bağlıdır. Bu tutsaklığı çoğunlukla emek sahiplerini, yani emekçileri etnik ve dinsel nedenlerle birbirlerine düşman etmekle ve birbirleriyle kavgayla sağlar ve sürdürür.
Yoksul halklar arasına yapay ayrılıklar, etnik ve dinsel düşmanlıklar ekip, yaşamsal bir ihtiyaç olan kardeşlik yerine düşmanlığı yaratır. Böyle bir düşmanlık sayesinde dünyanın hemen bütün kardeş yoksul halkları kapitalist sömürüye başkaldırıp emeklerini özgür kılacak ortak bir mücadele ağı örecekleri yerde birbirleriyle anlamsız bir kavgaya tutuşur dururlar.
Burada yapılması gereken; emperyalizme karşı kardeş halkların ortak kurtuluş mücadelesinde yer alıp, halkların kardeşliği bayrağını bu kavgada dalgalandırmaktır.
Yoksul halktan birinin, farklı yoksul bir halka yaptığı söylemsel/fiili bir saldırı öncelikle barışa ve kardeşliğe vurulmuş bir darbe olur, sonrada kapitalist sömürüyü tahkim eder güçlendirir, devamlılığını sağlar. Bunun panzehri ise, emeğin ve kimliğin birleşik mücadelesidir.
Özgürlük, barış, bağımsızlık, kültür, ana dilde eğitim haklarını elde etmeli diyorsak eğer; öncelikle halkları birbirleri ile kavgaya tutuşturanların yanında saf almak yerine barışın ve kardeşliğin yanında saf tutmalı, kavgaya değil kardeşlik için barışa destek vermeliyiz. Katiller ve hırsızlar birleşiyorken biz de birleşmeli, birbirimizi koruyup kollamalıyız..
Nedim Erden (04.02.2016)
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes