Ana içeriğe git

12 Eylül Darbesinin Nedenleri ve SonuçlarıDevam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

8 Mart, Mücadele ve Dayanışmadır!-Fatma Özdemir

8 ГЪЭТХАП ДУНАЕ БЗЫЛЪФЫГЪЭ МАФЭМК1Э ТШЪУФЭГУШ1Э
Tüm kadınlar erkek egemenliği karşısında ortak bir ezilmişlik yaşıyor ve ortak çıkarlara sahip. 8 Mart’lar da işçi sınıfından kadınların başlattıkları mücadele geleneğiyle tüm kadınlara armağan ettiği, ‘mücadele ve dayanışma günü’ olarak kutlanmayı hak ediyor. 
8 Mart'ın, kapitalist sistemin dayattığı gibi salt kadınlara “hediye  alma günü” olarak algılatılması, kadınlar için  başka bir handikap diye düşünüyorum.
Toplumsal hayatın bütün alanlarında olduğu gibi işgücüne katılım/işsizlikte de kadınlar açısından temel belirleyen patriyarkal (Ataerkil) ilişki biçimleri oluyor. Kadınlar evdeki sorumlulukları nedeniyle istihdama katılamıyorlar. Sadece evdeki sorumlulukları değil, eğitim düzeylerinin düşük olması, ataerkil değer yargıları, kamusal desteğin yeterli olmaması gibi unsurlarda engel olarak karşımıza çıkıyor. Kadınların ev işlerinden, yaşlı ve çocukların bakımından –karşılıksız olarak- sorumlu olması onların evin dışında toplumsal hayatta yer alabilmelerinin en büyük engelini oluşturuyor. Evde harcanan bu emek “iktisadi faaliyet bir başka deyişle de iş” olarak kabul edilmiyor
Artan kadın işsizliğinin bir başka önemli unsuru ise özelleştirmeler. Kamu işletme ve kuruluşlarının özelleştirilmesi daha önce buralarda çalışan insanların işsiz kalmasına yol açıyor. Özelleştirmelerden özelliklede tarımsal kamu işletmelerinin özelleştirilmesinden ilk başta kadınlar olumsuz yönde etkileniyorlar. Bununla birlikte bu etkiyi tekil özelleştirme pratikleri dışında somut verilerle ortaya koyabilmek mümkün olmuyor.
İşçi ve emekçi ailelerin en büyük sorunlarından biri küçük çocukların bakımı. Ücretsiz ve güvenilir kreş her çocuğun ve her ebeveynin hakkı olması gerekirken, kreş ve gündüz bakım evlerinin azlığı, fahiş fiyatları, yetersizliği, hatta yokluğu kadınları iş gücünün dışına itiyor. 
Bu kadar olumsuzluğun yanı sıra,  bir de kadınların maruz kaldığı şiddet olayları da cabası.
Geçmişe dalıyorum bazen, ta okul yıllarıma. Bizden sınıfça büyük olan ağabeylerimiz  ve ablalarımız gözaltına alındıkları zaman ağabeyler olabildiğince dayak yer ve hırpalanır, ablalarımız da taciz ve tecavüzlere maruz kalırlardı, bu bizim için insana yapılan bir şiddet olarak içimizi yaralayan ve sürekli zihnimizde yer alan çok acı bir yakınımızın hikayesi olarak kalırdı. Tam da burada bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim. 12 Eylül’ün hemen ardından Bakırköy halk evi bombalanmıştı, ortalık bir anda askerler tarafından kuşatılmıştı, önce karakol ardından Davutpaşa ve  Selimiye kışlaları  daha sonra da  Metris‘te sonuçlanan gözaltı ve tutukluk sürecimizin en olumlu tarafı ise cinsel tacize ve tecavüze uğramamak oldu. Yani kötünün iyisine duacı olup sevinmiştik bu acizliğimize. Düşünüyorum da daha sonrada değişmedi. 12 Eylül darbesi oldu  bitti ama değişen hiç bir şey yoktu, işkence ve zulüm hep  artarak devam etti  Kadınlar her zaman tacizin,  tecavüzün tüm rezilliğinin ezilmişliği içinde yaşam savaşı veriyorlar. Yani durum hiç düzelmiyor, kötünün de kötüsü bu durum şimdi de  sevgi adı altında yapılmakta; tecavüzler, işkenceler, dayaklar, sonuç ölüm; “2002-2015 döneminde öldürülen kadın sayısı, 5 bin 406
Genelde yaşadığımız coğrafyada son yıllarda artarak devam eden ve ölümle sonuçlanan bu şiddetin özelde  mensubu olduğum Çerkeslerde  neredeyse yok denecek kadar az olması ve kadına saygının devamlı ön planda tutulması birazcık halk olarak bizi şımartıyorsa da, utandırmasından her zaman iyidir. Yalnız Türkiye genelindeki tüm kadınların artık şiddete maruz kalmadan, insanca ve onurlu bir şekilde yaşamaları dileğimdir.
8 MART DÜNYA EMEKCİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
8 ГЪЭТХАП ДУНАЕ БЗЫЛЪФЫГЪЭ МАФЭМК1Э ТШЪУФЭГУШ1Э
Fatma Özdemir (7 Mart 2016)
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes