Ana içeriğe git

3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Gençlerin Adıgey Gezisinden Notlar-Adnan ArslanDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     Güncel.. 'Adnan Hoca’dan ‘ahlaksız’a nasıl geldik!Devam oku     24 Haziran’ı Doğru Okumakla ve ‘Yakışanı Yapmakla’ Mükellefiz!Devam oku     DÇH 21 MAYIS METNİDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Kaffed Genel Kurulu ve İstişare Toplantısı Yapıldı

Kafkas Dernekleri Federasyonu 8. Olağan Genel Kurulu 26 Kasım 2017 Pazar günü Tes-İş Sendikası Konferans salonunda gerçekleştirildi. Genel Kurul’dan 1 gün önce ‘İstişare Toplantısı’ yapıldı. Ankara’dan ve diğer bölgelerden Çerkesler, Anavatandan ve diaspora derneklerinden temsilciler, milletvekilleri ve belediye başkanları katılımda bulundu.

Genel Başkan Yaşar Aslankaya’nın yaptığı açılış konuşmasının ardından gündem maddelerine geçildi. Faaliyet raporu, Mali rapor ve Denetleme Raporu okundu. Tüzük değişikliği ve Dünya Çerkes Birliği ile ilişkiler, Gençlik Meclisi konuları görüşüldü.  
Tüm bu görüşmelerin ardından tek aday liste okunarak oylamaya geçildi. Yaşar Aslankaya'nın yeniden genel başkan olduğu bu oylama sonucunda Kaffed Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu, Onur Kurulu ve Dünya Çerkes Birliği Delegelerinin seçilmesi ile Genel Kurul sona erdi. (Kurul üyeleri ile ilgili detaylara Kaffed’in sitesinden ulaşılabilir)
İstişare Toplantısı’nda eleştiri ve öneri mahiyetin pek çok konuşma yapıldı. DÇH’nin yaptığı aşağıdaki konuşmanın özeti olan bildiri, bir sonraki gün Genel Kurul’da da dağıtıldı. 
DÇH konuşmasının video kaydına şu linkten ulaşabilirsiniz:
https://www.facebook.com/dchareketi/videos/1991727407772142/ 
 
GENEL DURUMA ve KAFFED SEÇİMLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİMİZ
Öncelikle, tarihsel bir kazanım olan Kaffed’i ve tüm konukları saygıyla selamlıyoruz. Yaşadığımız çok yönlü sürece ilişkin Demokratik Çerkes Hareketi’nin tespit ve önerileri temel başlıklar altında şöyledir:
1) Dünya Konjonktürü.. Yeni kaynaklar elde etmek ve yaşadığı krizi aşmak için uluslararası güçler Kafkasya ve Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyayı yeniden tasarlamakta, dengeler hızla değiştirilmektedir. Bu değişimden Çerkesler de payını alırken, dünya gerçeklerinden kendimizi soyutlayarak çözümlere ulaşamayacağımız apaçık ortadadır.
2) Türkiye Diasporası.. 12 Eylül darbesi, 1990’ların “bin operasyonlu” uygulamaları, 15 Temmuz darbe girişimi gibi acı tecrübelerin ardından bugün ekonomik-demokratik haklar budanmakta ve bu durum KHK’larla meşrulaştırılmaktadır. Tüm kesimlere biat mekanizması dayatılırken, şiddet ve şiddet dili toplumu esir almaktadır. Gergin bir politik iklimin daha da belirleyici olacağı bir sürece girerken, Türkiye ne kadar demokratikleşirse bizim bundan yarar göreceğimiz unutulmamalıdır.
3) Çerkes Toplumuna Özel Sorunlar.. Soykırım ve sürgünün bıraktığı ağır izler, asimilasyon, Anavatan’da nüfus azlığı, DÇB sorunsalı, toplumsal meselelere apolitik yaklaşılması, güç odaklarının “Kendi Çerkesi”ni yaratma çabası gibi pek çok mesele sıralayabiliriz. En önemlisi de; toplumumuzun en az %95’i olan emek kesiminin, toplumsal faaliyetlere bir blok halinde katılamamasıdır. Hem yaşamlarını idame ettirme telaşı hem de ‘Çerkesliğini koruyamama’ gibi iki kat cenderenin içinde olan bu ezici çoğunluk, kısıtlı imkânlarından dolayı etkinliklere uzak kalmakta, kurumlarımız da bu geniş kitlenin gücünden yararlanamamaktadır. Ayrıca, 5 milyon gibi bir diaspora nüfusunun bulunduğu iddia edilen bu ülkede ulaşılmış bulunulan örgütlülük düzeyi ve harekete geçirilmiş olan insan sayısının birkaç bini geçememiş olması hepimizin, özellikle de Kaffed'in özel  çalışma yapmasını gerektiren bir sorundur.
Diğer taraftan; toplumumuzun gündemi olan 2 konuya ilişkin görüşlerimizi de kısaca belirtmek isteriz:
Birinci konu; Kaffed Genel Başkanı Yaşar Aslankaya’nın “Rusya Federasyonu’na girişinin 2020 yılına kadar yasaklanması” kararıdır. Anavatanımızla ilişki kurma hakkımızı engelleyen bu tutumu dayanışmayla karşılamadığımız sürece, farklı biçimlerdeki tekrarlarıyla karşılaşabiliriz. Ve bu kararla, bugüne kadar Kaffed’e ve kendilerine karşıt olan herkese “Rusçu” yaftasını yapıştıran unsurların temelsizliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ayrıca, Bu konunun 20 gün boyunca kamuoyu ile paylaşılmamasının ve bu gecikmenin kaynağında 'DÇB’nin oyalayıcı tutumunun’ gözden geçirilmesi ve olası bu tür durumlarda ilk iş olarak toplumumuzun bilgilendirilmesi gerektiği kanısındayız.
İkinci konu ise “Kafkas Ödülleri Töreni” ve devamındaki gelişmelerdir. Her kesimden yoğun tepki alan bu girişim, bir tüccar aklın ticari ve siyasi hesaplarının devamıdır. Kurumlarımızı ve teamüllerimizi yok sayan bu girişim hamasi cümlelerle soslanmış olsa da, bugüne kadar düzenlediği yüksek harcama gerektiren ödül gecelerinde iktidar çevresini sistematik olarak ödüllere boğan ve ardından “milletvekili adaylığına” oynayan bu anlayış bellidir. Ancak önemli olan kişi değil, bu faydacılığın toplumumuzda zemin bulabilmesidir.
Siyasi yakınlığı olan bir partiyi meşrulaştırmaya ve bundan fayda damıtmaya odaklı bir girişimde bulunurken tüm Türkiye’de saygınlığı olan Kafkas/Çerkes adını kullanmak, iktidarın seçim stratejisine denk düşen bu işi “Çerkeslik için” yapıyormuş gibi sunmak, güce yaranma adına nasıl bir ölçüsüzlük kıvamında olunduğunu göstermektedir. Yoğun tepki alınca bu iş “Çerkes Açılımı” jelatiniyle farklı düzlemde yeniden üretilirken, “Kürt Açılımı” ve “Alevi Açılımı” süreçlerinin acı sonuçları hatırlanmalıdır. Ezilen ve yok sayılan halkların, ezenlerin diline de, yol ve yordamına da ihtiyacı yoktur. Tarihsel direniş ve dayanışma geleneğimiz kâfidir.
İstismara açık bu tür girişimler halkı “AKP’li Çerkesler”, “CHP’li Çerkesler”, “Solcu Çerkesler”, “Müslüman Çerkesler” gibi zeminlerde ayrıştırır, Çerkes halkının gücünü ve iradesini parçalar. Bu süreçle ilgili Kaffed sessizliğini sürdürdükçe, ‘çok ses çıkaranın doğru söylediği’ gibi bir yanılsama artarak yayılacaktır.
Değerli Konuklar, Türkiye ve Kafkasya’da önemli gelişmelerin yaşandığı, bizleri çok boyutlu sorunların beklediği bir dönemde birikimli ve kapsayıcı kişilerin kurumlarda yer alması artık daha önemlidir. Zira Kaffed’i etkisizleştirme, ehlileştirme veya “alternatif” yapılar kurdurarak devre dışı bırakma girişimleri bilinmektedir. Yapay ayrımlar ve gündemler yaratarak gücümüzü parçalamayı ve böylece Çerkes dinamiğini kullanmayı ve kontrol altında tutmayı hedefliyorlar. Dolayısıyla, Kafkasya’ya ve yaşadığımız coğrafyaya bütünlüklü bakacak, anavatanımızı ve diasporayı birbirinin ikamesi değil tamamlayanı görecek, toplumumuzun hak ve taleplerini pazarlık konusu yapmayacak, strateji-taktik yaklaşım sergileyebilecek kadroların öne çıkması ivedi bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede DÇH olarak, ‘Tek Ses Tek Yürek Olma Zamanıdır’ başlıklı somut önerilerimizi sizlerle paylaşmak isteriz:
1. Yaşadığımız ülke ve özelde Çerkesler ciddi bir süreçteyken, ‘Halk Meclisi’ anlayışımıza, ‘Thamade/Ayhabı’ geleneğine, yaptırım mekanizmalarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
2. Geleceğin dernek başkanı, delegesi, federasyon başkanı olacak genç kadroları şimdiden yetiştirememe sıkıntısı bulunmaktadır. Geçen seçimlerden sonra karar alınan “Gençlik Meclisi” çalışmasının ‘aşama aşama genişleyen’ perspektifle hızlandırılmasını öneriyoruz.
3. Hem ‘Rusya ile özdeşleşmiş’ anlayışlara hem de ‘Amerikancılık’ gerçeğine karşı tam bağımsız bir yol haritası oluşturmamız, tüm kişi ve kurumlara ilkeli, ölçülü ve özenli yaklaşım sergilememiz, halkı dışarıdan herhangi bir güce veya sürece yedeklemeyi amaçlayan adımlara karşı mesafe koymamız önemli ve önceliklidir.
4. 21 Mayıs’ın başta Rusya ve Türkiye olmak üzere tüm dünyada “Soykırım ve Sürgüne karşı mücadele günü” olarak tanınmasını ve zaman içinde “Soykırım ve Sürgüne karşı mücadele haftası” olarak dönüştürülmesini merkeze alan bir mücadele perspektifini öneriyoruz.
5. Özellikle yok sayılan halklar için eğitim alanı daha önemli ve belirleyicidir. Bu suretle, ülke genelinde velilerin ve çeşitli yapılanmaların yürüttüğü ‘Bilimsel ve laik eğitim’ mücadelesi gelişim sürecimizi hızlandırabilecektir.
6. Öznel koşullarından kaynaklı olarak Kaffed’in bazı konularda hızla harekete geçememe veya yaptığı işleri yeterince duyuramama durumunun hızla aşılması gerektiği kanısındayız.
7. Mevcut yönetimin devam etmesi için pek çok neden vardır ama tüm iyiniyetli çabalarına rağmen Anavatanımıza girişi engellenen mevcut başkanın görevine devam etmemesi, Rusya’nın bu yanlış kararını niyetten bağımsız olarak onaylamak anlamına gelecektir. Tek başına bu gerekçe bile hepimizin birleşmesi için yeterlidir. Biz DÇH olarak, yeni yönetime yönelik eleştirel sahiplenici tutumumuzu devam ettireceğiz.
Son söz olarak;
Tüm Dünya bilmelidir ki, Çerkesler sahipsiz değil. Bütün gücümüzle halklarımızı, değerlerimizi savunacağız.
Özveriyle görev yapan mevcut başkan ve Yönetim Kurulu'na geçmiş emeklerinden dolayı teşekkür ederiz. Tüm derneklerimize ve Kaffed’in yeni yönetimine başarılar dileriz.
Değerli Büyüklerimizi ve tüm yürekli insanlarımızı, mücadelemizin sıcaklığı ve onuruyla selamlıyoruz.
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes