Ana içeriğe git

Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     Güncel.. 'Adnan Hoca’dan ‘ahlaksız’a nasıl geldik!Devam oku     24 Haziran’ı Doğru Okumakla ve ‘Yakışanı Yapmakla’ Mükellefiz!Devam oku     DÇH 21 MAYIS METNİDevam oku     1 MAYIS’tan 24 Haziran'a Emeğin Yolundayız!Devam oku     Türkiye Çerkesleri Particiliğe, Yancılığa HAYIR Diyor!Devam oku     Kaffed'den Tetikçi Fuat Uğur'a İlişkin AçıklamaDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un Ardından

Haber-Yazı.. Anadillerin seçmeli yapılması suretiyle eğitimine ve dolayısıyla toplumların geleceğine büyük ölçüde zarar verecek olan “Rusya Federasyonu’nda Eğitim Üzerine” yasasının (No 273-FZ) onaylanmasına ilişkin 05 Ağustos Pazar günü Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) binasında tüm yapılanmaları kapsayan bir forum düzenlendi.
Kafkas/Çerkes yapılanmaların ve konuyla ilgili diğer kişi ve kurumların katıldığı forumda DÇH adına yapılan konuşma genel hatlarıyla şu şekildeydi:
Meselenin teknik, hukuki veya akademik yönünün önemli olmasıyla birlikte, anadil sorununun esas itibariyle siyasi olduğu, dolayısıyla siyasi mücadelenin ana gövde olması ve siyasi hareketlerin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Tüm dünyada halkların mücadeleleriyle ilgili ciddi bir birikim olduğu ve genellikle halkların taleplerini siyasi hareketlerin yürüttüğü, federasyon ve dernek gibi yapılanmaların da siyasi hareketleri destekleyici unsur olarak yer aldığı, mücadelenin yöntemleri doğru seçildiğinde daha sonuç alıcı olacağı dile getirildi.
Anadil sorununu emek, kadın vb. tüm mücadele başlıklarıyla birleşik ele alınması, diğer tüm mücadele biçimleriyle iç içe ilerlenmesi gerektiği ve dayanışma ile daha güçlü adımlar atılabileceği vurgulandı.
Anadil sorununa evrensel değerler ışığında yaklaşılması gerekliliğine, milliyetçi ve dini argümanların meseleyi Dünyadan soyutlayacağına ve zamanla kabuğuna çekilerek sönümlenmesine neden olacağına dikkat çekildi. Milliyetçi ve dini argümanlarla yola çıkıldığında manipülasyona açık olunacağı, haklı taleplerin “Arap Baharı” sürecinde nasıl istismar edildiği hatırlatıldı.
Anadil sorununa yaklaşım biçimimizin, yaşadığımız ülke ve tüm dünyadaki dengeleri gözetmesi, ABD-Avrupa bloğu ile Rusya-Çin bloğu arasındaki gerilimlerin bir parçası olunmaması ve herhangi bir güç odağına yedeklenilmemesi için özenli olmak gerekliliği dile getirildi. Yakın zamanda halkların çok haklı taleplerinin emperyalist güçlerce istismar edildiği ve yüzbinlerce insanın katledilmesinin önünü açmak için kullanıldığı vurgulandı.
Anadil sorununun tüm Kuzey Kafkasya halkları için eşit düzeyde ele alınması, etnik kimlik siyasetine indirgenmemesi, neoliberalizmin dayattığı kimlik siyasetine hapsedilmemesi gerekliliği, anadilin tüm insanlığın sorunu olduğu belirtildi.
Anadil sorunu üzerinden ‘Rusya’ya karşı olurken buradaki egemenlik ilişkilerinin neresindeyiz’ sorusunun çok önemli olduğu, burada iktidarla iç içeyken Rusya iktidarına karşı “demokrat” olmanın dünya kamuoyunda saygınlık oluşturmayacağı, Rusya'ya karşı çıkarken buradaki benzerleriyle iç içe olmanın samimiyetsizlik olduğu, her iki odağa karşı verilecek demokrasi mücadelesinin tutarlı olacağı dile getirildi.
Bu sorunun “hayırlara vesile” olması için Kafkasya ve Rusya’nın ekonomi-politik analizinin yapılması gerektiği, Kafkasya ve Rusya’ya dair doğru tanımlar yapıldığı takdirde yürünen yolun daha da netleşeceği belirtildi. Rusya’nın tıpkı ABD gibi emperyalist-kapitalist bir ülke olduğu ve her meseleye bu temel veriyi gözeterek yaklaşılması gerektiği vurgulandı.
Anadil meselesinin etrafında dolanmanın, biraz mahcup biraz da özgüven yitimiyle yaklaşmanın sonuç alıcı olmayacağı, taleplerin çok net dile getirilmesi gerektiği belirtildi. Bu doğrultuda, benzer sorunları yaşayan diğer kesimlerle birlikte büyük bir miting düzenlenmesi önerildi.
Geçmişte Kaffed’e en ağır hakaretlerde bulunan ve hatta “Rusya’nın çanak yalayıcısı” diyebilecek kadar şirazesi kaymış ifadeler kullanan kimi kesimlerin bugün Kaffed’in kürsüsünde konuşabildiği, anadil sorunu gündeminin insanları bir araya getirmeye zorladığı vurgulanarak; bundan sonra kurumlara karşı, birbirimize karşı daha dikkatli, daha özenli olunması çağrısı yapıldı.
Farklı konuşmacıların da olduğu aşağıdaki linkten DÇH’nin konuşmasına ulaşabilirsiniz: 
https://www.youtube.com/watch?v=fDeQe9LUGtM&feature=share
 
DÇH adına yapılan konuşmada belirtilen şu konunun altını çizmekte fayda var: Anadil gibi önemli bir konuda yapılanmaların bir araya gelmesi oldukça olumlu bir adımdır. Ancak; geçmişte pek çok sorunlu söylem ve pratik sergileyen, tek bir özeleştiri yapmayan eğilimlere karşı ana gündemi geriye ötelememek veya ‘pişmiş aşa su katmamak’ için soğukkanlı olmakla birlikte, hiçbir şey olmamış gibi davranmamız da, egemen ilişkiler bağlamında taşıdıkları potansiyelin toplumumuza getirebileceği olası riskleri gözetmememiz de beklenemez.
DÇH-İletişim
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes