Ana içeriğe git

EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Gençlerin Adıgey Gezisinden Notlar-Adnan ArslanDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     Güncel.. 'Adnan Hoca’dan ‘ahlaksız’a nasıl geldik!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan Düzenli

EYT, 2 milyonu aşkın çalışanı ve aileleriyle birlikte en az 7-8 milyon insanımızı doğrudan ilgilendirirken, aslında bu mücadele herkese örnek oluşturacağı ve benzer pek çok mecranın önünü açacağı için tüm toplumu bağlayan bir konudur. Dolayısıyla sendikalardan meslek örgütlerine kadar bütün kesimleri etkileyecek bir potansiyeldedir.
Dahası 50’li yaşlarda emekli olan ve çoğu tekrar bir işe girme şansı olmayan milyonlarca insanın çalışma hayatından çekilmesi genç işsizlere alan açabilecek ve toplumun nefes alması sağlanabilecektir.
Fakat malum medyanın ve troll hesapların sürekli manipülasyonlarına maruz kalan insanlar yanlış/eksik bilgilere sahip. EYT kasıtlı olarak "erken emeklilik" gibi gösterilerek, kriz ortamından bunalmış topluma ek külfet gibi lanse ediliyor. İşadamlarının vergi borçlarını silen, israfta sınır tanımayan iktidarın sıra çalışanlara gelince ‘bütçe yok’ demesi, kamuoyunu yanıltabiliyor. Öncelikle bunun önüne geçmek gerekiyor.
EYT’liler “Erken Emeklilik” Değil, Kazanılmış Haklarını İstiyor!
Türkiye 17 Ağustos 1999 depreminin yaralarını sarmaya çalışırken, 25 Ağustos 1999 günü Meclis’te apar topar kabul edilen ve 8 Eylül 1999’da yürürlüğe giren 4447 sayılı kanunla “emeklilik yaşı” koşulu getirilmiş, milyonlarca çalışanın emeklilik hakkı gasp edilmişti. ‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ sorunu da böylece ortaya çıkmış oldu. Çünkü bu kanun hukuka aykırı olarak geriye doğru işletilmiş ve beraberinde yüz binlerce mağdur yaratmış tek kanundur. Bunun dünyada başka bir uygulaması yoktur.
Mağdurlar da Her Alanda Örgütleniyor
EYT mağdurları 2015 yılında dernek kurdular. Web sitelerinden ( http://www.eyt.org.tr/ ) bilgi alabilirsiniz. Bu dernek pek çok kez siyasi liderlerin, milletvekillerin, parti il başkanlarının kapısını çaldı, partilerin grup toplantılarına katıldı. Her defasında aldıkları sözler halen yerine getirilmedi. Birçok milletvekili önergeler verdikleri halde konu meclis gündemine alınmadı. Ne yazık kı görmezlikten gelindi.
EYT’lilerin 250 bin kişiye yakın üyenin olduğu facebook grupları da var.
Bu grupta (https://www.facebook.com/groups/eytakilanlar/)  binlerce insandan destek alan ilginç bir paylaşıma rastladım:
“Bugün İzmir Konak ilçe Ak parti üyeliğinden istifa ettim. Gerekçe olarak EYT konusundaki samimiyetsiz siyasi duruşunuz yazdım. Ve Halktan uzaklaşan Hakka yakınlaşamaz yazdım.”
Gerekeni yapmayan partilere artık oy vermeyeceklerini belirtenler hayli fazla.
EYT bir samimiyet testidir.. CHP, MHP ve İYİ Parti kanun tekliflerini Meclis’e sunarken, HDP de destek vereceğini açıklamıştı. Önümüzdeki günlerde samimiyetleri görülecek. 
CHP sözcüsü Özgür Özel Akp’li kurul baskanını EYT yasası için göreve davet ettiklerini, çağrıya cevap vermediği takdirde haftaya 6 CHP’li kurul üyesiyle tasarıyı imzalayıp önce MHP sonra İYİ parti ve HDP’ye gondereceklerini, bu partilerin 2’şer temsilcilerinin olduğunu, onların da tasarıyı imzalaması durumunda EYT yasasının çıkabileceğini söyledi.
Bu gelişmelerin ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Bu konu kabinenin gündeminde yok" dedi.
Görünen o ki Akp'de "Ne yaparsak yapalım nasıl olsa tabanımız bize oy veriyor" rahatlığı var. Akp tabanı bu durumu değiştirmediği sürece ve ayrımsız herkes birleşmediği sürece Akp tek bir adım atmaz. Diğer taraftan, artık Akp kurmaylarının halkı ikna etmek veya halkın tepkisini almak gibi bir kaygısı yok. Nasıl olsa her sıkıştıklarında dini ve milli konuları kullanarak, faturayı sürekli başka adreslere keserek, devletin tüm olanaklarından yararlanarak veya seçim hileleri yaparak tüm seçimleri kazanırız düşüncesiyle ve tüm kurumları ele geçirmiş olmaları nedeniyle bir özgüven patlaması halindeler. Bu anlamda parti üyeliğinden istifa, oy vermeme vb. tepkiler geliştirilmesi çok önemli bir adımdır. Nihayetinde hiçbir partinin Kabe, liderinin de peygamber olmadığını göstermek gerekiyor. Zira partileri kutsayanlar, abartılı anlamlar yükleyenler bu hak gasplarından en az partiler kadar sorumludurlar. Biz emeğiyle yaşayanlar olarak bizim aleyhimize olan gelişmelerin suç ortağı olmamalıyız. Nasıl ki patronlar kendi arasında parti, ırk, din, mezhep vs. ayrımı yapmıyorlarsa, çıkarları için tek yumruk oluyorlarsa, biz emeğiyle yaşayanlar da tek yumruk olmalıyız. Bunun bir adımı da EYT etrafında birleşmektir.
Bir de şu manipülasyonu boşa çıkarmalı: İnsanlar 1999'da çıkan yasadan elbette Akp'yi sorumlu tutmuyor. Dışarıda ve Meclis'te mevcut girişimlere karşı kayıtsızlığından ve halka EYT'yi "erken emeklilik" gibi göstermesinden dolayı meselenin birinci dereceden muhatabı olan iktidar partisine doğal olarak tepki gösteriyorlar. Zira Suriyeliler’e 32 milyar dolar harcarken, yandaş işadamlarına kredi adı altında paralar akıtan (Türk Telekom’un, Doğan Medya’nın alınış şekli vb.) kamu bankalarına işsizlik fonundaki 11 milyarı aktarırken, söz konusu EYT olunca “kaynak yok” gerekçesine artık kimse inanmıyor. Ayrıca, EYT'nin talebine karşılık vermeyen her parti gereken tepkiyi görmelidir
EYT etrafında birleşen, mücadele eden, particilik yerine ortak meseleyi önceliğe alan ve dayanışma bilincini koruyan EYT’lileri saygıyla selamlıyorum.
Volkan Düzenli (05.10.2018)

 

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes